İÇİMDE BÜYÜYEN YENİ DÜNYALAR......

Komşum Cüveyriye Komşum Cüveyriye, “baybuyi” dedikleri siyah cilbabı üzerinde kangası, her daim nakış nakış kınayla süslü el ve ayakları, sürmeli gözleri ve sıcakkanlı, güler yüzlü duruşuyla tipik bir Sevahili kadını. İsmi Cüveyriye, sevgili Peygamberimiz (sav)’in son hanımı Cüveyriye validemizden yadigar.

Caminin kapısında Helva dağıtan kadın İlk kez bir Miraç Kandili gecesi gittim Magomeni’deki büyük merkez camiine. Şehirdeki camiler içinde en fazla feyiz aldığım ve içinde ibadet etmekten en çok zevk duyduğum cami burası. Belki cemaatinin çokluğundan, belki de yanı başındaki medresesinde ilim tahsil eden minik talebelerinin feyizlerinden.

İnnallahe Meas'sabiriyn Darüs-Selam’ın caddelerinde dolaştığım zamanlar nakliyecilerin arabalarına ve şoförlerin “daladala” denen minibüslerine yazdıkları yazılara gözüm takılır. Birinde “Kandahar” veya “Bağdat”, bir diğerinde “Allah’u Akbar” veya “Karim Allah”, bir başkasında “Tevekkeltü al’allah” veya “Fiamanillah” şeklinde yazılar yazdığını görürüm.

Tanzanya insanını yakından tanıyabilmek ve onları daha iyi anlayabilmek için onların yaşamlarına, dünyalarına, günlük uğraşılarına, zevklerine ve sorunlarına ortak olmak gerekir. Her ne kadar burada onların “mzungu” dedikleri gibi bir yabancıysam da, geçen zaman ve hayatın inanılmaz çizgileri beni onlara yakın ve onların toplumunun bir ferdi kıldı. Öncelikle bir akraba, daha sonra bir arkadaş, bir dost, bir sırdaş, bir komşu hatta bir abla veya kardeş olarak onların arasına girdim ve onları tanımaya, anlamaya imkanimkân buldum. Tanzanya insanını tanımak, anlamak ve hissetmek ise, bana kendi iç dünyamda yeni dünyalar açtı, yepyeni tecrübeler kazandırdı ve bu yabancı ülke ve kültürde eşini başka yerde bulamayacağım bir sosyal çevre oluşturdu.

Komşum Cüveyriye