UZUN İNCE BİR YOL

Hayata Dair Hayata bakışımız, onu yaşayışımız ve ondan aldığımız lezzet, ona verdiğimiz anlama bağlı. Hayattan ne anlıyorsak ancak o kadarını yaşarız. Anladığımız kadar, anladığımız ölçülerde. Hayattaki mutluluk ve mutsuzluğumuzun, başarı ve başarısızlığımızın, kazandıklarımız ve kaybettiklerimizin bizim için önemi de yine bu hayattan ne anladığımıza bağlı.

İstanbul'dan Darüs-Selam'a 1997’nin Aralığı, soğuk ve yağmurlu bir kış günü, Doğu Afrika’da nihayetlenecek uzun bir yolculuk için İstanbul’dan havalanıyoruz. Eşim, beni ve dört aylık bebeğimizi, ilk kez kendi memleketi olan Tanzanya’ya, ülkesini, ailesini ve halkını tanıştırmak üzere götürüyor.

Muhabbetin Simgesi: Kağıttan Beyaz Kalpler Hava alanı çıkışında yakınlarımız bizi ellerinde rengarenkrengârenk çiçeklerle karşılıyorlar. Onların da bizi karşılarkenki heyecanları ve ülkelerine ilk defa gelen Türk misafirleri üzerinde bırakacakları ilk izlenim hususundaki tedirginlik ve çekingenlikleri yüzlerinden okunuyor.

Darüs-Selam Günleri Darüs-Selam, selamet diyarı. İnsanın içine huzur ve güven veren bu isim, aynı zamanda cennet mekanmekânlarından bir mekanmekân ismi olunca artık orada korku ve endişe duymuyor insan. Darüs-Selam’a gelen her kişi, selamet şehrine ve cennet misali bir diyara gelmiş olmanın heyecanını, huzurunu taşıyor olmalı. Ya da en azından anlamını bilenler için böyle bir his, sıcak duygular, iyimser düşünceler salıyor olmalı kalplere.

Orada Bir Köy Var Uzakta Tanzanya’nın batı sınırındaki Kigoma kasabasına bağlı Uvinza köyüne ilk ziyaretimi, 1997 senesinin, Tanzanya’da iki yağmur mevsiminden biri olan Aralık ayında yaptım.

Hayata Dair